Böyle olmaz
sections.wrong.desc

Dört Kişi Bir Motosiklette, Hiçbirinde Kask Yok: Ailenin Yolda Kaybedebileceği En Değerli Şey Açık Baştır
Okulların ikinci haftasında aynı sahne tekrarlanıyor: baba direksiyonda, bir çocuk önünde, biri arkasında, anne çantaları tutuyor; aralarında tek bir kask yok. Basın, CAPMAS'a dayanarak ölümlerin 2020-2024 arasında 190'dan 897'ye çıktığını aktarıyor; Cochrane derlemesi kaskın ölüm riskini %42 azalttığını gösteriyor. Kanun açık başı 1999'dan beri cezalandırıyor, ceza 2008'de artırıldı. Peki neden uymuyoruz?
23 Eylül 2026 · 8 dk okuma

"Kabloya Atlatma" Kurnazlık Değildir: Elektrik Hırsızlığı Bedelini Tüm Mahallenin Ödediği Bir Suçtur
Aydınlatma direğinden balkona sarkan çıplak bir kablo, sayacı hiç dönmeyen bir sayaç üzerinden çalışan klima ve üçüncü kez atan sigorta, faturasını ödeyen komşunun evini karanlığa gömüyor. Elektrik Kanunu'nun 71. maddesi bunu elektrik akımına haksız el koyma sayıyor ve hapis ile para cezasıyla cezalandırıyor; daha ağır bir değişiklik ise Temsilciler Meclisi'ni bekliyor. Bir kaçak bağlantıdan bütün sokak ne kaybeder? Doğru alternatif nedir?
14 Eylül 2026 · 7 dk okuma

Yaralının Üzerinde Bir Kamera: Kaza Mağdurlarını Çekip Paylaşmak “Belgeleme” Değil, Yasayla Cezalandırılan Bir İhlaldir
Yaralıyı sağlıkçılardan önce havaya kalkmış telefonlar sarıyor; video, haber ailesine ulaşmadan aile gruplarına düşüyor. “Kedde galat” (Mısırca “bu yanlış”) köşesi bu davranışı adlandırıyor; kurtarmayı neden engellediğini ve onuru nasıl çiğnediğini, Anayasa’nın, 2018 tarihli 175 sayılı Kanun’un, Telekomünikasyon ve Fikri Mülkiyet kanunlarının ne dediğini, 309 mükerrer maddesinin sokakta neden uygulanmadığını ve ne yapılması gerektiğini anlatıyor.
7 Eylül 2026 · 8 dk okuma

Ayrılmış park yeri lüks değil: Engelli park yerini işgal etmek hareket hakkına yapılmış bir soygundur
“Bir dakika, hemen çıkıyorum” — bu cümleyle koca bir insanın özgürlüğü çalınıyor. Engelli park yeri ve rampa bir ayrıcalık değil, yasaların ve erişilebilirlik yönetmeliklerinin koruduğu bir hareket damarıdır. Bu yazı yanlış davranışın adını koyuyor, işgalcinin karşısında nazik ama kararlı durmayı öğretiyor ve sizin bir dakikanızın neden bir başkasının bütün günü olabileceğini anlatıyor.
1 Eylül 2026 · 7 dk okuma

Korna sinir boşaltma aracı değil: Kornaya yapışan el, koca bir sokağın sinirlerine saldırıyor
Bir el kornaya iniyor ve gürültü izinsizce pencerenizden içeri giriyor. Rastgele korna çalmak neden bir “sinir boşaltma” değil de koca bir sokağa yönelik sesli bir saldırıdır? Tehlikeyi önleyen uyarı ile insanı hasta eden gürültü arasındaki ince çizgi üzerine; tıbbın, hukukun ve genel nezaketin hep birlikte kulağınızın yanında saf tuttuğu bir yazı.
25 Ağustos 2026 · 7 dk okuma

Kapalı Mekânda Sigara: Özgürlüğünüz Başkasının Ciğerinde Biter
'Kda Ghalat' programının ikinci bölümü 'Ben özgürüm' savunmasını masaya yatırıyor: Dünya Sağlık Örgütü'ne göre her yıl 1,6 milyondan fazla sigara içmeyen kişi pasif içicilikten hayatını kaybediyor; üstelik Mısır'da 45 yıllık bir yasa bunu yasaklayıp para cezasına bağlıyor. Peki kapalı kahvehaneler neden hâlâ duman altında?
22 Ağustos 2026 · 6 dk okuma

«Böyle olmaz»: Bir muz kabuğu masum bir cana mal oldu
Sonu ağır, kısa bir hikâye: Bir el araba camından muz kabuğu fırlatır; sınavına koşan bir öğrenci oraya hiç varamaz. Bu bölümde hikâyeyi anlatıyor, dinin ve yasanın ne dediğini soruyor ve "önemsiz" dediğimiz ama öldüren bir alışkanlığı nasıl değiştireceğimizi arıyoruz.
18 Ağustos 2026 · 4 dk okuma

Kadın sünneti: Yasanın cezalandırdığı, dinin ve tıbbın reddettiği bir suç... Yaşatılmayı hak eden bir gelenek değil
Kadın sünneti; Mısır yasaları onu ağır cezalarla suç saymasına, El-Ezher ile Dârü'l-İftâ dinde hiçbir dayanağı bulunmadığını ilan etmesine ve tıp dünyası tek bir faydası olmayan katıksız bir zarar olduğunda birleşmesine rağmen, hâlâ gelenek ve sözde dindarlık adı altında sessizce uygulanıyor. Bu yazı ailelere yönelik bir suçlama değil, onları korumaya çağrıdır: Kızlarımızı korumak, bir annenin ve babanın söyleyeceği «hayır» sözüyle başlar.
18 Ağustos 2026 · 7 dk okuma

«Burası benim bölgem»: Zorba değnekçi — haraç, zorunlu hizmete dönüşünce
Tek taşına bile sahip olmadığı bir sokakta dikiliyor; park yerlerini babasının çiftliğiymiş gibi paylaştırıyor, tarifeyi keyfine göre belirliyor. İtiraz edenin payına ya arabasının yanına çekilen keskin bir anahtar ya da ailesinin önünde onur kırıcı bir laf düşüyor. Kendini yıldırmayla dayatan ruhsatsız değnekçi bir hizmet sağlayıcısı değil, haraç tahsildarıdır. Bu yanlış: Sokak kamu malıdır; yasa bu işi zaten düzenlemiş — onun kılığına bürünen zorbalığın hiçbir mazereti yoktur.
18 Ağustos 2026 · 5 dk okuma

Kaldırım yurttaşın hakkıdır: Yayaları yol nehrinde ölüme iten büfeler
Bir anne bebek arabasını arabaların arasında sürüyor, yaşlı bir adam minibüslerin dibinden el yordamıyla yürüyor; çünkü onlar için yapılan kaldırımı bir büfe, içecek dolapları ve sergilenen mallar yutmuş. Kaldırımın üstüne kurulan büfe — ruhsatlı bile olsa — insanlar için yapılmış bir geçide el koyar ve onları yolun ortasına iter. Bu yanlış: Kaldırım kiraya verilecek bir mülk değil, her yurttaşın güvenlik koridorudur.
18 Ağustos 2026 · 5 dk okuma

Yatak odanızın altında bir kafe: Bodrum katlar nargileye ve şafağa kadar süren âleme dönüşünce
Havalandırma boşluklarından apartman dairelerine sızan duman; şafak sökene kadar süren gürültü ve kahkahalar; sabah sınavı olan ve bir türlü uyuyamayan bir çocuk. Konut apartmanlarının bodrum ve alt katlarını bütün gece açık nargile kafelerine çevirmek, apartman sakinlerinin sağlığına ve huzuruna yönelik günlük bir saldırıdır. Bu yanlış; barınma hakkı her ticari faaliyetten önce gelir.
18 Ağustos 2026 · 6 dk okuma

Tekerlekli bomba: Külüstür arabayla hız yapmak insan hayatını hiçe saymaktır
Yarı yarıya tutan frenler, kabak lastikler, yanmayan farlar — ve arabayı yolda sanki fabrikadan yeni çıkmış gibi uçuran bir sürücü. Hız yapan külüstür bir araba ulaşım aracı değil, yoldaki her aileyi tehdit eden seyyar bir tehlikedir. Bu yanlış: Direksiyon başındaki özgürlüğün, başkalarının evlerine sağ salim varma hakkının başladığı yerde biter.
18 Ağustos 2026 · 6 dk okuma

Köpeğin kendi evinde özgürdür: Halk plajlarındaki saldırgan köpekler başkalarının hakkına saldırıdır
Her yaz plajlarımızda yinelenen bir sahne: Ağızlıksız koca bir köpek çocukların arasında koşturuyor, sahibi de itirazlara «Bir şey yapmıyor ki» diye karşılık veriyor. «Bu Yanlış» bölümünde açık açık söylüyoruz: Hayvan besleme özgürlüğü, başkalarının güvenliğinin ve huzurunun sınırında biter. Halk plajı bütün yurttaşların malıdır; birilerinin köpeğinin eğitim sahası değildir.
18 Ağustos 2026 · 6 dk okuma

Arabaların arasından karşıya geçmek: Bedelini yayanın da sürücünün de ödediği kumar
Üst geçide ya da yaya geçidine birkaç metre kala, yaya asfalt nehrine dalıyor; arabaların arasında koşarken elini, sanki fren yerine geçermiş gibi hızla gelenlere doğru kaldırıyor. Öyle alıştığımız bir günlük sahne ki gerçeğini unuttuk: Bu, yayanın canı ve direksiyonu kırıp masumlara çarpabilecek sürücünün sinirleri üzerine oynanan bir kumardır. Bu yanlış — iki tarafın da, devletin de yanlışı.
18 Ağustos 2026 · 4 dk okuma

Nil çöplük değildir: Atardamarı zehirleyen, bütün bedeni hançerler
Mısır'ın tarihin şafağından beri üzerinde yükseldiği nehre kimileri açık kanalizasyon muamelesi yapıyor: Köprülerden poşetler fırlatılıyor, atıklar suya boşaltılıyor, çöpler kıyılarda bırakılıyor. Nil'e bir şey atan kişi bir «manzarayı» kirletmiyor; nehrin akışı boyunca kendisinden sonra gelen milyonlarca Mısırlının içme suyunu kirletiyor. Üstelik yasa bunu açıkça suç sayıyor. Bu yanlış.
18 Ağustos 2026 · 5 dk okuma

«Ben özgürüm»: Komşunun ciğerinde biten özgürlük
Asansörde, ofiste, kapalı kafede, minibüste: Sigarasını herkesin ortasında yakıyor; biri itiraz edecek olsa hazır cevap geliyor: «Ben özgürüm.» Oysa pasif içicilik saygı duyulacak bir görüş değil, belgelenmiş bir zarardır — bunu hiç seçmemiş bir çocuğun, bir alerji hastasının, bir hamile kadının soluduğu bir zarar. Üstelik Mısır yasaları bunu yıllardır zaten yasaklıyor. Bu yanlış.
18 Ağustos 2026 · 5 dk okuma

Sönmemiş izmarit: Küçük bir kor, felakete yeter
Tek bir parmak hareketi: Sigara daha sönmeden camdan fırlatılır ya da kaldırıma atılır, sahibi çekip gider. Oysa kor, «küçük» olduğunu bilmez. Kuru otların üstünde, bir çöp yığınının yanında ya da yakıt sızıntısının dibinde tek bir kıvılcım, felaketi başlatmaya yeter. Saniyelik bir ihmal, koca ailelerin rızkını kül edebilir. Bu yanlış.
18 Ağustos 2026 · 4 dk okuma

Araba camından savrulan çöp: Saniyelik tembellik bir cana mal olabilir
Cam iner, bir el uzanır, poşet asfalta düşer, araba yoluna devam eder. Sokaklarımızda her gün yinelenen bir sahne — mütevazı arabalarda da lüks arabalarda da. Bu, bir kabahat olmadan önce, yolda yürüyen herkese gönderilmiş bir aşağılama mesajı ve üzerinde kayan bir yayanın bedelini canıyla ödeyebileceği bir tuzaktır. Bu yanlış.
18 Ağustos 2026 · 5 dk okuma

«Bu Yanlış»: Yanlışın adını koyan bir bölüm
Bu bölümde kimseyi idare etmeyeceğiz, susmayacağız. Kötü alışkanlıklara ve göreneklere dönüşmüş davranışların adını tek tek koyacak, yüksek sesle söyleyeceğiz: Bu yanlış. Çünkü bu davranışlar yasaya aykırı olmadan önce, yurttaşa karşı işlenmiş birer ahlak suçudur: hakaret, tahrik ve zarar. Bu metin, bölümün kuruluş bildirgesi ve okurlarına verdiğimiz sözdür.
18 Ağustos 2026 · 6 dk okuma